ATO Başkanı Gürsel Baran, yazılı açıklamasında NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek olmasını değerlendirdi. Zirvenin, TRT’nin uluslararası yayınları aracılığıyla dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi tarafından takip edileceğini belirten Baran, bu organizasyonun Türkiye ve Başkent Ankara’yı küresel ölçekte gözler önüne sereceğini vurguladı. Ayrıca, Zirve’nin Ankara’nın kongre turizmi, lojistik kapasitesi, ulaşım altyapısı ile savunma sanayi ve yüksek teknoloji alanlarındaki potansiyelinin uluslararası tanıtımı açısından önemli bir fırsat teşkil ettiğini ifade etti.
Baran, Türkiye ihracatının %55’inin NATO ülkelerine yapıldığına dikkat çekerek, “NATO çatısı altındaki ülkeler, 290 milyar dolar ile dış ticaretimizin %45’ini, 150,3 milyar dolar ile toplam ihracatımızın %55’ini gerçekleştirdiğimiz ülkeler.” dedi. Bu yapıda ekonomik istikrarın güçlenmesinin, ticaret kanallarının güvenliğinin korunmasının ve ülkeler arasındaki iş birliğinin artmasının ihracatçılara yeni fırsatlar sunacağını, üretim ve yatırım ortamını olumlu etkileyeceğini belirtti. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve stratejik konumuyla bu süreçte önemli fırsatlar yakalayacağını kaydeden Baran, savunma sanayi, yüksek teknoloji ve ihracat kapasitesiyle öne çıkan Ankara’nın bu fırsatları en güçlü şekilde hissedecek şehirler arasında olduğunu söyledi. Başkentte faaliyet gösteren firmalar için yeni iş birlikleri, yeni pazarlar ve yeni yatırım imkânları oluşmasını beklediklerini dile getirdi.
Savunma Sanayii ve Teknoloji Alanındaki Fırsatlar
Baran, Ankara’nın Türkiye’nin savunma sanayii üssü konumunda olduğunu belirterek, başkentte savunma sanayii firmaları, teknoloji şirketleri, araştırma merkezleri, teknoparklar ve üniversitelerle güçlü bir ekosistemin var olduğunu vurguladı. Savunma alanında geliştirilen projelerin elektronikten yazılıma, makineden metal sanayiine, siber güvenlikten haberleşme teknolojilerine kadar birçok sektöre doğrudan katkı sağladığını ifade etti. NATO’nun savunma ve güvenlik yatırımlarını artırma kararlarının Ankara merkezli firmalar için önemli fırsatlar doğuracağını söyleyen Baran, bu kararların şirketlerin uluslararası projelerde daha fazla yer almasına, ihracatın artmasına ve yüksek katma değerli üretimin güçlenmesine olumlu yansıyacağını dile getirdi. Ankara’nın son yıllarda ihracatta yakaladığı başarıda savunma ve ileri teknoloji sektörlerinin önemli payı olduğunu belirten Baran, Zirve’nin bu alanlardaki büyümeyi destekleyebileceğini ekledi.
Ekonomik Hareketlilik ve Altyapı Yatırımları
Zirve kapsamında Başkent’e gelecek binlerce üst düzey katılımcı, delege ve uluslararası medya temsilcisinin hizmet sektöründe önemli bir hareketlilik yaratacağını belirten Baran, “100’ü aşkın resmi heyetin ve binlerce bürokratın Ankara’da ağırlanacak olması; konaklama, yeme-içme, ulaşım, lojistik, perakende ticaret ve teknoloji başta olmak üzere birçok sektörde ekonomik hareketlilik oluşturacak” dedi. Günler öncesinden doluluk oranları %100’e ulaşan otel ve restoranların bulunduğunu ifade eden Baran, Zirve nedeniyle alınan tedbir ve kısıtlamalardan etkilenen şirketler olsa da organizasyonun kente kazandıracağı doğrudan döviz girdisi ve ticari hacmin ekonomiye hareketlilik katacağını söyledi. Ayrıca, Etimesgut’taki askeri havaalanının "Ankara Havalimanı" olarak Zirve öncesi hizmete açılmasının Ankara’nın ulaşım altyapısını güçlendirme açısından fayda sağlayacağını belirtti. Yeni havalimanı ve bağlantı yollarının Ankara’nın ulaşım altyapısına kalıcı bir değer katacağını, Başkent’in ikinci bir hava ulaşım kapısına kavuşmasının ise şehrin imajını güçlendireceğini ve kongre turizmi, uluslararası fuarlar ile lojistik faaliyetler açısından avantajlar yaratacağını ifade etti.
Savunma Sanayii Sergisi ile Türkiye’nin gücünü dünyaya tanıtacaklarını aktaran Baran, bu organizasyon sayesinde Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayiinde uzun yıllardır elde ettiği birikimin küresel düzeyde tanıtılacağını söyledi. Serginin yeni iş birlikleri, teknoloji transferleri ve ihracat bağlantılarına zemin hazırlayacağını belirtti. Son olarak, Baran Başkent Ankara’nın NATO Zirvesi ile birlikte diplomatik kimliğinin yanı sıra sanayi, teknoloji ve inovasyon gücünün de tüm dünyaya tanıtılacağını ifade etti. Zirvenin Ankara’da yapılması kararının yerindeliğine vurgu yaparak, “Şehrimizi küresel diplomasinin ve ticaretin güvenli bir merkezi olarak konumlandıracak, uluslararası marka değerine kalıcı katkılar sağlayacak bu tarihi organizasyonun Ankara’da yapılması kararında irade gösteren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen tüm kurumlara şükranlarımızı sunarız” dedi.
Editör: Oktay AVŞAR
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.